İsme Özel Ahşap Darbuka
Benzer Ürünleri Görmek İçin Tıklayın »
Ürün Kodu:   118945

İsme Özel Ahşap Darbuka

Desenli ahşap darbuka üzerine isminizi yazıyoruz. Hem ülkemizin kültürlerini yayma bakımından hem de Türkiyeye ait bir hatıra bırakabilmek açısından ideal bir hediye. Kaligrafininfiziksel özelliklerine dayanarak, ürünümüzün ölçülerinini göz önündebulundurursak uzun kelimeler yazamıyoruz ama isimdaha fazla bilgi »

Fiyat: 30,00 TL +KDV (35,40 TL)
En geç 1 işgününde kargoya verilir
Ürün yazısı
İsim:9
Ürün Detayı
Fotoğraflar
Öneri İlet

Desenli ahşap darbuka üzerine isminizi yazıyoruz. Hem ülkemizin kültürlerini yayma bakımından hem de Türkiye'ye ait bir hatıra bırakabilmek açısından ideal bir hediye.

Kaligrafinin fiziksel özelliklerine dayanarak, ürünümüzün ölçülerinini göz önünde bulundurursak uzun kelimeler yazamıyoruz ama isimler fazla uzun değiller ise bir kaç isim yazabiliriz.

Boy:20cm

En:14cm

Artık isimlerinizi Arapça olarak yazabiliyoruz!

YENİ TÜRK ALFABESİ İLE HAT

Kuran-ı Kerim'in toplatılmasından sonra İslam dininin bilime verdiği özel önemin etkisiyle çok sayıda kâtip yetişmiş, yazı da doğal olarak büyük gelişme göstererek önemli bir sanat kolu olmuştur. Hat sanatı yüzyıllar boyunca çeşitli aşamalardan geçmiş, hattatların etkisinde gelişerek bu günkü halini almış, günümüze kadar da birçok eşsiz eser ulaşmıştır. Yeni Türk alfabesi (Latin alfabesi) ile hat denemeleri, 20. yüzyılda Türkiye Cumhuriyeti�nin kurulmasıyla kabul edilen Latin harflerinin İslam kültüründen gelen hüsn-i hat geleneğinin bir bileşkesidir. Bu sanat temel olarak yeni Türk alfabesinin, gelenekten gelen çizgi ve istif anlayışından ilham alarak yazılmasıdır. Meseleye önyargısız ve objektif olarak bakanlar bilirler ki sanat ve ruh, kullanılan materyaller değişmiş olsa bile kendini ve gayesini bozmadan sürecektir. Bu açıdan yeni Türk alfabesi ile yapılan hat çalışmaları geleneksel sanatlara bir alternatif değil, bilakis o ruhun zamana ve mekâna göre hal alışıdır.

Yeni Türk alfabesi ile yapılan çalışmaları Batı kaligrafisinden (yazı sanatından) ayıran en önemli fark ise istif anlayışıdır. İstif harflerin belli bir çizgisel denge içerisinde kompozisyon kurularak yazılmasıdır. Her ne kadar harflerin temel anatomi ve yapılarında Batı kaligrafisinin temel düsturları esas alınmış olsa da neticede yapılan çalışma bizi biz yapan geleneğin ruhunu ve ilhamını taşımaktadır. Bu açıdan �Batı ile farkı nedir?� sualine, en güzel cevap �Bize ait olan ruhtur� şeklinde verilebilir.

Hat sanatı - Latin Hattı

 
Latin hattı, 20.Yüzyılda Türkiye Cumhuriyeti�nin kurulması ile kabul edilen latin harfleri ile İslam kültüründen gelen Hüsn-i Hat�ın (hat sanatının) bir bileşkesidir. Latin hattı temel olarak latin harflerinin hat sanatı estetiğinde yazılmasıdır. Latin hattı özellikle son 20 yılda önemli bir çıkış göstererek bu günkü halini almıştır. Günümüzde latin hattı ile uğraşan 20-30 kişi olduğu sanılmaktadır.

Hat sanatının ulaştığı ileri nokta için bir söz vardır: Kur�an Hicaz�da inmiş, Kahire�de okunmuş, İstanbul�da yazılmıştır. Bu söz cumhuriyet sanatçılarının hat sanatında miras almış olduğu birikimi özetler.

Hat sanatı, dünya üzerinde, Türk-İslam kültürünün en iyi şekilde temsil etmesine, tarihi bir geçmişe dayanmasına karşılık, günümüzde gereken ilgiyi görememektedir. 20. yüzyılda Türkiye Cumhuriyetii�nin kurulması ile kabul edilen latin harfleri ile birlikte hat sanatı, halktan soyutlanarak sadece sınırlı sayıda sanatçının uğraştığı bir sanat dalı haline gelmiştir.

Latin hattı, bu noktada, halk ile hat sanatı arasında bir köprü olma misyonu yüklenmektedir.

Latin hattı, insanların hat sanatına olan ilgilerinin artması ve hat sanatına gereken ehemmiyetin verilmesi için bir basamak olmuştur.

Yükleniyor
Yükleniyor
Sepetim
0 Ürün 0,00 TL